Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik revizyonuna yönelik görüşler

caner-gif


Dr. Caner Zanbak,
TKSD, Çevre
Danışmanı

Uygulamada önemli boyutta teknik ve idari sorunlar yaratacak nitelikteki sözkonusu yönetmelikle ilgili gelişmeler, 17 Mayıs ve 23 Haziran 2010 ve 24 Nisan 2014 tarihli TOBB Kimya Sanayi Meclisi toplantılarında görüşülmüş bulunmaktadır. Sözkonusu yönetmelikle ilgili olarak, 2010 ve 2013 yıllarında görüşlerimiz ve çekincelerimiz Bakanlığa da iletilmişti. Ancak, “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik – TKK-NKKSDY”, 8 Haziran 2015 tarihinde “tüm maddeleri ile” yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
2017 Haziran ayında görüşe açılan “Revizyon Taslağı”nda görülen iki temel değişiklik aşağıdadır:
•1 – MADDE 10 – (1) Potansiyel kirlenmiş sahalarda, a) Faaliyet Ön Bilgi Formları, Ek-4’de yer alan Faaliyet Ön Bilgi Formu Değerlendirme Kriterlerine göre il müdürlüğü tarafından değerlendirilir. Değerlendirme kriterlerinden en az üçünün geçerli olması halinde ilgili saha, şüpheli saha listesine dahil edilir. (mevcut Yönetmelikte “en az BİRİNİN geçerli olması halinde” idi).
Bu değişiklik yaklaşımı olumludur; ancak, “Değerlendirme kriterlerindeki bazı girdilerin “var ya da yok” gibi subjektif yanıtlarla hesaplamaya katılması, tesisteki durumu doğru olarak değerlendiremeyebilir. Örneğin, yeraltı tanklarının bulunması durumunda tank yaşının sadece 10 yıl üzeri olup olmadığı konusu değerlendirilmekte. Eğer depolama yaşı 10 yıl ve üzeri yeraltı tankı var ise depolanan kimyasalın özelliği (korozif olup olmaması vb.) veya ekstra alınan tedbirler dikkate alınmamaktadır.. Bu durumda en basit mazot tankları bile bir değerlendirme kriteri haline gelmektedir.. Halbuki tankın içinde bulunduğu başka bir depolama tankı varsa, farklı tedbirler alınmışsa durum buna göre yönetmeliğin de esnek olması gerekmektedir. Veya tankın malzemesi ve depolanan kimyasalın özellikleri de dikkate alınarak ayrı bir değerlendirme yapılırsa daha doğru saha sınıflandırması yapılabilir. Bu konuda yönetmeliğin daha açık ve spesifik kriterleri belirtmesinde yarar görülmektedir.
• 2 – EK-2, Tablo 2. Potansiyel Toprak Kirletici Faaliyetler ve Faaliyete Özel Kirlilik Gösterge Parametreleri Listesi: Yönetmelik kapsamındaki, NACE kodları ile tanımlanan 188 faaliyet grubu yönetmelikten muaf tutulmakta ve listedeki NACE grubu sayısı 50’ye indirilmektedir. Bu olumlu bir yaklaşımdır; ancak, kapsamdan çıkarılan ve/veya kapsamda bırakılan üretim faaliyetlerinin seçimi ve “faaliyete özel gösterge parametreleri”nin neye göre seçildiği konusu belirgin değildir. Bu konuda, değişiklik taslağındaki 50 NACE grubu tesis için tanımlanan “Özel Kirlilik Parametrelerinin, Sanayicilerle yapılacak bir Çalıştayda gözden geçirilmesinde yarar görülmektedir.

Yönetmelik ile ilgili GENEL GÖRÜŞLERİMİZ aşağıda özetlenmektedir:
1. Sözkonusu Yönetmelik sadece endüstri faaliyetlerini kapsamakta olup yönetmelik taslağında belirtilen elli adet NACE kodları için ülkemizdeki TÜM endüstri tesis alanlarının (sayıları on bini aşkın), beyana dayalı olarak toplanacak bilgilere dayalı olarak, il müdürlüklerince önce büroda ve seçileceklerin tesis incelemelerine dayalı olarak şüpheli saha olarak belirlenmesini gerektirmektedir. Bu sahalarla ilgili olarak, sözkonusu yönetmelikteki işlemler Bakanlık teşkilatı ve hukuk sistemimiz üzerinde önemli düzeyde idari yük oluşturacak ve hukuki sorunlar yaratacak niteliktedir. Dolayısı ile, sözkonusu yönetmeliğin, halihazırda çevre izinleri altında çalışmakta olan tüm tesislerde sadece “Faaliyet Ön Bilgi Formu Değerlendirme Kriterlerine göre il müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi türü “masa başı değerlendirilmesi yerine”, tesis sahasında yeraltısu kalitesini olumsuz etkileyen düzeyde, toprağa gömülü veya dökülmüş tehlikeli atığın varlığı tespit edilen ve saha dışındaki alıcı ortama (özellikle yeraltı ve yerüstü sularına) olumsuz etkileri tespit edilen tesislere uygulanması yerinde olacaktır.
2. Yönetmelik metni ve ilgili rehber dokümanlar, metinsel bütünsellik ve metodoloji olarak çok tutarlı niteliktedir. Ancak, USEPA’nın Superfon Programı için hazırladığı dokümanların özeti niteliğindeki bu dokümanlar, özellikle de “Risk Değerlendirme Rehberi”nin uygulanması ileri düzeyde Toksikoloji eğitimli uzmanlık gerektiren niteliktedir. Halihazırda, bu düzeyde Toksikoloji bilgisine sahip uzmanların tesislerde ve Komisyon üyesi kurumlarda mevcudiyeti sorgulanabilir düzeydedir.
3. Mevzuata işlenmiş bulunan EK1 -“Jenerik Kirletici Sınır Değerler Listesi”ndeki kimyasal sayısı (132 adet Organik ve 23 adet inorganik), ABD’de 1994-1996 tarihli kılavuz dokümanlardaki Toprak Kirlilik Tarama Listesindeki (Soil Screening List) kimyasal sayısından dahi fazla olup, bu kimyasallar konsantrasyonu için verilen değerlerden dahi önemli farklılıklar (daha düşük değerler) içermektedir. Bu tablonun 2002 yılında ABD’de yapılan reziyonunda, önceki sınır konsantrasyon değerlerinin daha da artırılmış olduğu görülmektedir. Dolayısı ile, eğer bu tablo bir referans olarak yönetmelikte verilecekse, kaynağı olan ABD kılavuz dokümanlarındaki 2002 tarihli versiyonu ile güncellenmelidir(Tablo 1).
4. Ayrıca, Yönetmeliğin “Risk Değerlendirme Rehber” dokümanının EK-3’ünde verilen “Toksikolojik Değerler”in USEPA’nın 2017 tarihli tablolarındaki değerlerden farklı oldukları görülmektedir. Dolayısı ile, toprak temizleme düzeylerinin hesaplanmasında çok önemli ağırlığı olan bu toksikolojik değerlerin de Rehber Dokümanın EK-3’ünde güncellenmesi gerekmektedir (Tablo 2).
5. Yönetmeliğin “EK-11: Saha Durum ve Risk Değerlendirme Nihai Raporu” kısmında belirtilen “Sahaya Özgü Risk Değerlendirmesi” konusu, ABD’de dahi yoruma ve tartışmaya çok açık bir konudur. Yönetmelik uygulamasına yönelik olarak hazırlanmış olan “Kılavuz dokümanlar”, ABD Superfon Programı için kullanılmış olan 1994-1998 tarihli kılavuz dokümanlarının tercüme derlenmesi olarak hazırlanmış olup bu dokümanların kullanılabilirliği:
• Alınan numunelerin sahadaki durumu temsiliyeti
• Laboratuvar analiz verilerinin kalite kontrolu/güvenirliliği
• Kimyasalların toksikolojik özellik değerlerindeki bilimsel belirsizlikler
• Analiz sonuçlarına dayalı kanser yapıcılık ve toksiklik hesaplamalarının karmaşıklığı nedenlerinden dolayı, Bakanlık Çevre Teşkilatı toksikoloji uzmanları haricinde, genelde diğer İl Komisyon Üyelerinin uzmanlık konuları dışındadır. Bu nedenle, sahadaki toprak kirliliğinin varlığı veya yokluğu konusunda verilecek Komisyon kararlarının yeterliliği ve/veya doğruluğu konusu önemli hukuki sorunlar yaratacak niteliktedir.
6. Sözkonusu yönetmelikteki (TKK-NKKSDY) “Jenerik Kirletici Sınır Değerler” Listesindeki kimyasal konsantrasyonları, adeta bir “Temiz Toprak Limit Kriterleri” olarak kullanılma niteliği taşımaktadır(bakınız EK-11: Saha Durum ve Risk Değerlendirme Nihai Raporu). Halbuki ABD’deki uygulamalarda, bu jenerik liste sadece bir ön tarama amaçlı kullanılmakta, ve toprak islah projeleri kirlilik değerlendirmesi yapılan arazilerdeki toprağın türü, kil içeriğine ve de hidrojeolojik geçirimliliğine göre tasarımlanmaktadır. Dolayısı ile, mevcut haliyle Yönetmeliğin EK-1’indeki “Jenerik Kirletici Sınır Değerler Listesi”nin, bir üst paragrafta belirtildiği üzere “Temiz Toprak Limit Kriterleri” olarak uygulanması yerine, saha Risk Değerlendirmeleri öncesinde, ABD Superfund Projeleri için önerilen “Jenerik Toprak Temizleme Konsantrasyonları Listesi” nindeğerlendirmeye alınmasının, toprak islah/temizleme kararlarının alınma işlemlerinin hızlandırılması açısından, yararlı olacağı görüşündeyiz (Tablo 3).

Yönetmelik Başlığının Değiştirilmesi Önerisi
Toprak kirliliği, Su Deşarjlarının ve Atıkların mevzuata aykırı olarak toprağa atılmasından kaynaklanmaktadır. Toprak kirliliğinin önlenmesi, ilgili atıksu ve atık yönetimi mevzuatı kapsamında verilen Çevre İzinleri ile KONTROL Edilmektedir. Sözkonusu yönetmelik, sadece “olası kirlenmiş toprak varlığı durumunun tespiti ve temizlemeye yönelik usul ve esasları içermektedir; ancak, çevre izinleri ile çalışan tesislerde “Toprak Kirliliğinin Kontrolu”na yönelik “usul ve esaslar” bulunmamaktadır. Bu nedenle,Yönetmelik adının “Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik” olarak değiştirilmesi konusunun Bakanlıkça değerlendirilmesinde yarar görülmektedir.

caner-45-gif

caner-46-gif

caner 47

caner 48

caner 49

caner 50