2016 YILINDA KİMYA SANAYİ

baskan

2016 YILINDA KİMYA SANAYİ
2015 yılında 2 seçimi arkasında bırakan Türkiye, 2016’nın ilk aylarında ekonomik açıdan bir canlanma göstermiş ve sanayicinin genel talepleri doğrultusunda öncelikle ekonominin ve imalat sanayinin gelişmesi için gerekli adımların atılmasını beklemeye başlamıştı. Hükümet de bu taleplere cevap vermeye başlayarak proje bazlı (terzi usulü) teşvikler başta olmak üzere birkaç konuda taslak çalışmalarını telaffuz etmeye başlamıştı.

Tam yaz rehavetine rağmen atılımlar gündeme geldiği sırada 15 Temmuz’u yaşadık. Bir anda dünyamız karardı. Toplum ve tüm partiler yek vücut olarak bu darbeyi önleyebildik. 15 Temmuz sonrası yaşananlar ve yaşamakta olduğumuz durum ise reel sektör açısından oldukça sıkıntı üretti.

Bu satırları kaleme aldığım 2016 yılının sonunda, ilaveten gelen ABD seçim sonuçları, gittikçe kötüleşen AB ilişkileri, bir türlü olumlu sonuç vermeyen KKTC-Güney Rum Kesimi müzakereleri, çok olumsuz geçen turizm sezonu sonucu düşük gelir, ülkemizde dolara tavan yaptırdı. Oldukça yüksek pozisyonda bulunan özel sektör dış borcumuz, TMSF’ye veya kayyuma devredilen FETÖ’cü şirketler, yalnızlığa itilen Türkiye ve bir sürü olumsuz gelişme TÜRK KİMYA SANAYİ’ne ciddi boyutta tesir etmeye başladı.

Her ne kadar sermaye yapısı kuvvetli bir sektörümüz olsa da KOBİ düzeyindeki şirketlerimizin sıkıntıları artmaya başladı. Tüketim kimyasallarında iç talep daralmasına karşın kısmen halen iyi durumda olan inşaat ve otomotiv kimyasalları, sektörün yıl sonu itibarı ile seneyi %3’ün altına düşmeyecek ortalama büyüme ile kapanmasını sağlayacaktır.

Cirosunun içinde ihracat payını sabit tutabilenler biraz daha şanslı…
Ancak zaten durağan ve hatta kısmen resesyona meyilli dünya ekonomik konjonktürü içinde belirsizlikleri daha da arttıran bir Türkiye, yaşadığı dolar karşısındaki TL değer kaybını nasıl durdurabilir? Büyük sorun burada gizli…

Diğer taraftan 15 Temmuz kalkışmasının boyutlarını henüz aysbergin su üstündeki kısmını izleyebilmiş bir Türkiye’nin, önümüzdeki 4-5 sene içinde geri kalanını görebileceği tahmini yapılmakta.

Yapılan operasyonlar ve kamu sektöründe çalışanların ciddi boyuttaki tasfiyesi, bürokraside karar süreçlerini haddinden fazla uzatmakta. Daire başkanından başlayarak en üst kademeye kadar ötelenen yetki ve sorumluluk sıkıntılarını yaşıyoruz.

Aslında tüm iç ve dış olumsuzluklara rağmen ayakta durabilmemiz ne kadar güçlü bir yapımız olduğunun kanıtı. Önümüzde zor geçecek bir 2017 var. Yine de daha çok çalışarak, daha çok dayanışma göstererek, karşımıza çıkan zorluklara karşı duralım ve üstesinden gelelim.

Sağlıcakla kalın..
Timur ERK