DETEKS KİMYA 50. YILINI KUTLADI

deteks1

Şahit Kanuni
Deteks Kimya Sanayi A.Ş.Yönetim Kurulu Başkanı

“Rahmetli babam sağlığındayken yanılmıyorsam 2013 yılında kaleme aldığı, ancak yaşarken basılmasına izin vermediği ve 50. yıldönümümüz nedeniyle ancak bu sene bastırabildiğimiz kitabında, ümit dolu şu son cümleyi kullanmıştır: “Bir ülke üretmeden uzun süre ayakta duramaz ve elbette Türkiye’de bir gün üretime prim verecektir”. Deteks Kimya Sanayi A.Ş. bugün bütün hazırlıklarını o günün gelmesi üzerine yapmaktadır.”

Türk kimya endüstrisinin önde gelen kuruluşlarından olan Deteks Kimya Sanayi A.Ş., 50. kuruluş yılını Ataşehir Sheraton Otel’de düzenlenen özel bir gece ile kutladı.
Deri, tekstil, yapı, petrol, kağıt, su ve ilaç endüstrileri gibi pek çok alanda dünya standartlarında 100’ün üzerindeki ürün çeşidi ile yılda 50.000 ton üstün kaliteli mamul ve yarı-mamul üreten Deteks Kimya’nın Türkiye’de 50. yılını kutlayan sayılı şirketler arasında yer almasından büyük gurur duyduklarını belirten Deteks Kimya Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Şahit Kanuni, törendeki konuşmasında “Türkiye’deki aile şirketlerinin ömrü ortalama 25 yıl. Bu şirketlerin sadece %30’u ikinci kuşağa, %12’si ise üçüncü kuşağa geçebiliyor. Dördüncü kuşağa geçebilenlerin oranı %3. 100. Yılını kutlayan şirket sayısı ise sadece 20. Bu istatistik sonuçlarına bakınca heyecanlanmamak mümkün değil. Deteks Kimya olarak 50. yılımızı kutlarken bu heyecanıbir sonraki nesillere de taşımak için de tüm gücümüzle çalışacağız. 50. kuruluş yıldönümümüzü kutlarken başta babam Müfit Kanuni olmak üzere çoğu şu anda hayatta olmayan kurucularımızı saygıyla anıyoruz. Bugün eğer sizlerle beraber 50. yaşımızı kutlayabiliyorsak, bunun en önemli girdilerinden biri, yukarıdaki birkaç cümleye sığdırılabilen, ama aslında çok da kolay olmayan kurumsallık çalışmalarının bir sonucu” dedi.
-Yüzde 10 büyüme
2015 yılında Euro olarak %28, üretimden satışlar şeklinde ise %36 bir büyüme yakalayan Deteks Kimya, 2016 yılının ilk yarısını geçen yılın aynı dönemine göre Euro cinsinden %19, üretimden satışlardan da %36 büyüme ile tamamladı. 2016 yılı üçüncü çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre %12, üretimden satışlarda ise %30 civarına büyüme gerçekleştiren Deteks Kimya, 2016 yılını %10 büyüme ile tamamlamayı hedefliyor.
-Üretimin yüzde 19’u ihracata
Yurt dışı pazarlarda büyümesini sürdüren Deteks Kimya’nın 2015 yılı ihracatı, satışlarının %19’unu oluştururken, 2016 yılının ilk yarısında %27, yılın üçüncü çeyreğinde ise %23 olarak gerçekleşti.Ağırlıklı olarak İran, Hindistan ve Makedonya’ya ihracat yapan Deteks Kimya’nın hedef pazarları arasında Afrika kıtası bulunuyor. Deteks Kimya, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki üretim deneyimini kullanarak yabancı yatırımcılarla iş birlikteliği fırsatlarını değerlendirmeyi hedefliyor.
Kimya endüstrisinin gelişimini değerlendiren ve Deteks’in geleceğine ilişkin düşüncelerini açıklayan Deteks Kimya Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şahit Kanuni’nin Kimyasal Forum’un sorularına verdiği yanıtlar şöyle:
•Türkiye’de 50 yıl önce kimya mühendisi olmanın, (teknoloji-sermaye yoğun sektör olması nedeniyle) kimya şirketi kurmanın avantaj ve dezavantajları açısından değerlendirmesini yapabilir misiniz?
Günümüz Türkiye’sinden geriye bakarak, böyle bir değerlendirme yapmak oldukça zor elbette, ama 50 yıl öncesini yaşayanlardan çok dinlediğim ve yazılanlardan da çok okuduğum için, sizlere gerekli bilgiyi verebileceğimi düşünüyorum.
1960 sonrası Türkiye’de planlı ekonomiye geçiş yılları ve daha çok ithal ikamesine yönelik devlet yatırımlarının arttığıyıllar. Devletin yatırımları da, genellikle çok yüksek sermaye gerektiren, satış hacmi yüksek olsa da, kar marjı oldukça düşük, gübre ve petrokimya gibi konulardaydı. Özel sektörün o yıllardaki yatırımları ise daha çok yabancı sermaye ile gelen ilaç sektörü ile yerli yatırımcıların daha çok sabun, deterjan vs. gibi sektörlerde yaptığı yatırımlardı. Kolayca anlaşılabileceği gibi bu tür yatırımlar için sermaye gereksinimi daha az olmakla beraber kar marjları nispeten daha yüksekti.
50 sene önce kimya mühendisi olanların en büyük avantajı aldıkları eğitim standardıydı. II.Dünya Savaşı sırasında, Almanya’dan kaçan pek çok profesör, sığınacak ülke olarak Türkiye’yi seçmiş ve üniversitelerde ders vermekteydi. Bu dönemde üniversitelerden mezun olan pek çok kimya mühendisi, devlet yatırımlarında görev alırken, aralarından girişimci ruhlu olanlar ise ufak tefek üretim denemeleri yapmaya başlamışlardı. İşte Deteks Kimya Sanayi A. Ş.’de o dönemde üretim denemeleri yapan babamın girişimciliği sayesinde kurulmuştur. Tabii o dönemde şimdilerin acımasız rekabet koşullarının olmaması büyük bir avantajdı. Sonuç olarak ithalatın kısıtlı, iç talebin yüksek olduğu bir dönem yaşanmıştı.
O dönemin dezavantajlarına gelince; bankacılık sistemi tam gelişmediği için, üretim yapmak adına ne ekipman, ne de hammadde getirmek yeterliydi ve “Liberasyon” listeleri vardı, döviz tahsisi çok kısıtlıydı. Rahmetli babamdan, kredi konusunu görüşmek için bankanın şube müdüründen randevu alıp, lacivert elbisesini giyip gittiğini hep dinlemişimdir. Şimdi şube müdürleri bizi ziyarete gediğinde,bu hep aklıma gelir ve gülümserim. Ayrıca bugün onlarsız hiçbir şey yapamadığımız, iletişim teknolojileri ise o tarihte nerdeyse hiç yoktu. Manyetolu telefonlarla ve teleksle haberleşme dönemiydi.
•Aile büyüğünün bu zor görünen girişiminin kendisinden sonraki nesillere-çocuklarına nasıl yansıdığı hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Şimdi rahmetli olan ve bir dönem yönetim danışmanlığımızı yapan Ulaş Bıçakçı’nın deyimiyle;babam tam bir “Kurucu Baba”ydı. Ne daha sonraki nesillerin, ne şirkette çalışanların, ne de biz çocuklarının onun gibi düşünmesi, zaten mümkün değil. Onun bu girişimi gerçekleştirirken yaşadığı zorlukları hiç birimiz yaşamadık. Bu sebeple, onun gibi hissetmek ve düşünmek imkânsız. Kendisi o günleri: “Biz tencerede pişirir, kapağında yerdik” diye tanımlardı. Onun gibi hissedemesek ve düşünemesek bile, bu kanaatkâr yaklaşım, şartlar ne kadar o günlerden farklı olsa da, bugün bile şirketimizin kültürüne derinlemesine işlemiştir.
•50 yıllık bir süreç sonrasındaki durum, aile şirketlerinin geleceklerine ilişkin olarak değerlendirmeleriniz nelerdir?
50. yılımızı kutladığımız akşam yaptığım konuşmada bunu altını çizerek dile getirmişve bazı istatistiksel verilerden bahsetmiştim. Bu verileri burada yinelemekte yarar görüyorum. Deteks Kimya Sanayi A.Ş.,Türkiye’deki şirketlerin %95’i gibi, tipik bir aile şirketi. Türkiye’de aile şirketlerinin ömrü ortalama 25 yıl ve bunun da sadece %30’u ikinci kuşağa, %12’si üçüncü kuşağa geçebiliyor. Dördüncü kuşağa geçebilenlerin oranı ancak %3. 100 yaşını aşan şirket sayısı ise sadece 20 civarında.Buradan da anlaşılacağı gibi “Aile Şirketleri”de insanlara benziyor ve yıllar ilerledikçe çeşitli nedenlerle yaşam riskleri artıyor. Bunun için alınması gerekli en büyük önlem ise bana göre “Kurumsallaşma”dır. Kurumsallaşma ne demek? Geleneksel ve korumacı yönetim modelinden uzaklaşma, kişilerden bağımsız, adil, şeffaf, hesap verebilir ve sorumlu bir yönetim anlayışına geçmek demek. Tabii aile şirketleri için,kurumsallaşmanın ailede başlaması gerektiğine inanmak, önce şirketimiz sonra biz diyebilmek gerekiyor.Tabii bu söylendiği kadar kolay uygulamaya konan bir süreç değil. Bunu başarmak için, şirket olmayı korurken, aile kalabilmeyi sürdürmek gerektiren zorlu bir “process”i gerçekleştirmek gerekir. Biz bu süreci gerçekleştirmek için; uzmanların da desteğiyle aile anayasamızı yazmaya karar verdik. Bu anayasa içeriğini, hissedarlar sözleşmesine aktardık ve buradan hareketle de şirket ana sözleşmesini yeniden düzenledik. Bugün eğer 50. yaşımızı kutlayabiliyorsak, bunun en önemli sebeplerinden biri kurumsallık alanında yaptığımız çalışmalarıdır.
•Deteks Kimya’nın geleceğine ilişkin beklenti ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
50. yılımızı kutladığımız bu yıl, en büyük beklentimiz tabii ki, 100 yaşını aşmış, Türkiye Kimya Sanayi içindeki, köklü geleneğini sürdürmeye devam eden, bir Deteks Kimya Sanayi A.Ş.’dir.
Özellikle 2000’li yıllardan sonra, benimsenen ekonomi politikaları nedeniyle sadece Deteks olarak biz değil, kimya sektörü ve tüm reel üretim sektörü, ciddi bir biçimde olumsuz olarak etkilendi. Sadece ticaret yaparak ve hizmet üreterek, gelinebilecek düzeyinde bir sınırı var elbette. 2001 ve 2008’de geçirilen iki ekonomik kriz sonrası, alınan derslerin de etkisiyle politika belirleyicilerde, üretim olmadan, kalkınma olmayacağı bilincinin gelişmeye başlaması sevindirici bir durum, ancak alınan önlemlerin etkilerinin hissedilmesinin yıllar alacağı da bir gerçek. Hatta rahmetli babam sağlığındayken yanılmıyorsam 2013 yılında kaleme aldığı, ancak yaşarken basılmasına izin vermediği ve 50. yıl dönümümüz nedeniyle ancak bu sene bastırabildiğimiz kitabında, ümit dolu şu son cümleyi kullanmıştır: “Bir ülke üretmeden uzun süre ayakta duramaz ve elbette Türkiye’de bir gün üretime prim verecektir.” Deteks Kimya Sanayi A.Ş. bugün bütün hazırlıklarını o günün gelmesi üzerine yapmaktadır.
•Türkiye’de kimya sektörünün geleceğine ilişkin düşünceleriniz paylaşabilir misiniz?
Türkiye’de Deteks’in gerçeklerinin, kimya sektörünün gerçeklerinden farklı olması beklenemez. Tabii kimya sektörünün beklentileri daha makro düzeyde yer alıyor. Sürekli gündemde dolaşan “yatırım ortamının iyileştirilmesi” yıllardır süslü bir sözcük kümesi olmanın ötesine geçemedi ne yazık ki. Çoğunluğu KOBİ’lerden oluşan üretici firmaların, AB mevzuatlarına uyum çalışmaları sırasında, gerekli ve yeterli etki analizi yapılmadan, uygulamaya geçilmesi nedeniyle, ciddi sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Bununla doğrudan doğruya ilişkili veya değil, mevzuatta baş döndürücü hızda yapılan değişiklikler firmaları ciddi cezalar ödeme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.
Bunun dışında kimya sanayiine özel, AB’ne ihracatta bir başka engel de mevcut:“REACH”. Buna tarife dışı engel demek daha doğru olacak sanırım.
Türkiye de üretim yapan firmalar için REACH başvurusunda bulunmak, henüz AB üyesi olmayan ülkemiz için, engelli bir koşudan farksız.
Fakat tüm bu dezavantajların yanında, hazırlanmış ve onaylanmış Türkiye Kimya Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planına uygun olarak, kimya sektörü de, kendi üzerine düşen ödevleri yerine getirmekte ve buna bağlı olarak “Chemport” gibi projeleri uygulamaya sokabilmek için, haklı olarak istikrarlı ve sürdürülebilir ekonomi politikaları beklemektedir. Bu beklenti sadece yerli üreticiler için değil, Türkiye’de kimya sektörüne doğrudan yatırım yapma amacındaki yabancı sermaye için de geçerlidir.
•Deteks’in yatırım üretim ve ihracat politikaları hakkında söylemek istedikleriniz..
İşletmeye 2009 yılında aldığımız şu andaki üretim tesisimiz, 2001 ve 2008 krizleri yaşanmadan önce projelendirilmişti.O yıllar sonrasında yaşanan küçülmeler nedeniyle de, bu yıla kadar, senelik 50.000 ton olan üretim kapasitemiz ne yazık ki tam olarak kullanılamadı. Şu anda çalışmalarımız, kapasite kullanımını arttırmaya yöneliktir.
Bu süreçte kapasite kullanımımızı arttırmak için yöneldiğimiz başka bir yöntem de, üretim yatırımı konusunda kısa dönemde gönüllü olmayan, genellikle çok uluslu şirketler için, bir kuluçka makinesi işleviyle, kontratlı üretimler yapmak. Maksimum kapasiteye ulaşabilmemiz durumunda, üzerinde bulunduğumuz alanda yapacağımız yatırım ile üretim kapasitemizi iki katına çıkartmamız mümkün.
Yurt içinde ilişki içinde bulunduğumuz sektörlerdeki daralmalar, daralma olmasa bile ödeme dengesizlikleri ve ödemelerdeki güvence problemleri bizi birkaç yıldır daha stabil ve ödemeleri daha güvenceli dış pazarlara yöneltti.
Son iki yıldır ihracatımızın toplam satışımız içindeki payı sürekli artmakta. Diğer yandan, ihraç pazarları için, karlılık bakımından aynı olumlu şeyleri söylemek ne yazık ki mümkün değil. Fakat kapasite kullanımını arttırmak adına, bazı özverilerde bulunmak zorundasınız.

•Şahit Kanuni hakkında…
Osman Şahit Kanuni, 03 Nisan 1957 yılında Zonguldak’ta doğmuştur. Babası Müfit Kanuni’nin, 1959 yılındaithalatın serbestleşmesiyle birlikte oluşan ciddi rekabet ortamındaZonguldak’taki işlerini devretmesi sonucu, 1960 yılında İstanbul’a taşınmışlardır. Kadıköy Maarif Koleji’nden 1975 yılında mezun olan Osman Şahit Kanuni, Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü 1979 mezunlarındandır.1979 -1980 yıllarında University of Manchester Institute of ScienceandTechnologyUK’da “ReactionKinetics andı Reactor Design”’ konulu lisansüstü çalışmasını tamamlamıştır.
1980 yılında Erksan Kimya Sanayi ve Ticaret Kontuarı A.Ş.’de Vardiya Mühendisi olarak başladığı iş hayatınasırasıyla; fabrika müdür yardımcısı, fabrika müdürü, teknik koordinatör, genel müdür yardımcısı ve genel müdür olarak devam etmiştir.
1991-95 yılları arasında Erksan Holding A.Ş.’de operasyondan sorumlu Başkan Yardımcısı olarak çalışmıştır. 1995 yılından günümüze kadar iseDeteks Kimya Sanayi A.Ş.’deGenel Müdür olarak görevine devam etmektedir.1982 yılında Ayşe Nur Kanuni ile evlenmiş, 1986 yılında oğlu Umut dünyaya gelmiştir.Yüzme, voleybol, kayak ve rüzgâr sörfü sporlarıyla ilgilenmektedir.
Şu anda aktif olarak;1907 Fenerbahçe Derneği, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği, Kadıköy Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet Üyeliği, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği, BÜMED, TOBB Kimya Sanayi Meclisi üyeliği, İSO Meslek Komitesi Üyeliği, KAL ve Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarında çalışmalarını yürütmektedir.

Deteks Kimya A.Ş. hakkında
Türk kimya endüstrisinin önde gelen kuruluşlarından olan Deteks Kimya Sanayi A.Ş., deri, tekstil, yapı, petrol, kağıt, su ve ilaç endüstrileri gibi pek çok endüstri için üstün kaliteli mamul ve yarı-mamulleri, 50 yıldır en ileri teknolojilerle üretmektedir.
Dünya standartlarında ürünler sunan Deteks, kimya sektörümüze tekstil ve deri yatırımcıları, gıda, boya, mürekkep yapı kimyasalları, özel spesifikasyonlara uygun katkılar; farmasötik ve kozmetik ara maddeleri, mineral yağ emülgatörler, sanayi yağları için emülgatörler, kağıt kimyasalları ve su işleme kimyasalları kalemlerinde çeşitli sektörlere 100’den fazla çeşit ürün üretmekte olup, yıllık üretim kapasitesi 50.000 tondur.
“Deri” ve “Tekstil” sözcüklerinin ilk hecelerinin birleşmesiyle oluşan “Deteks”i firma ismi olarak benimsemiş, 1963 yılında Deteks Kollektif Şirketi unvanını almıştır.1967 yılında yeni bir hukuki ve mali statüsüyle Deteks Kimya Sanayi A.Ş.’ye dönüşmüş, üretim kapasitesinin büyümesinin paralelinde kozmetik, yağ ve petrol sektörlerine yönelik ürünler de üretmeye başlamıştır.
1974 yılında Pendik Kaynarca’daki yeni tesislerinin devreye girmesinden sonra Deteks Kimya’nın üretim yelpazesine yapı kimyasalları da katılmıştır. 1993 yılında Üçlü Sorumluluğun çevre, insan sağlığı, mal ve can güvenliği konusundaki yol gösterici kurallarını uygulamayı taahhüt eden Deteks Kimya, 1995 yılından bu yana da süreçlerini ISO 9001 kalite standartları kapsamında yönetmektedir.
Deteks Kimya 2009 yılı başında taşındığı IDOSB’ta 9.600 m²’lik arazi üzerine kurulu 4.500m² kapalı alandaki tesislerde, uzman personeli ile Türk kimya endüstrisine hizmet vermektedir.

Müfit Kanuni hakkında…
1927 yılında İzmit’te doğmuştur. İlkokulu Zonguldak’ta bitiren Müfit Kanuni, Kabataş Erkek Lisesi’nden sonra, İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden 1953 yılında mezun olmuştur.
İlk iş deneyimini, Zonguldak Kömür İşletmelerinde “Kok Fabrikası İşletme Mühendisi” olarak yapmıştır. Daha sonra Zonguldak kömür yıkama tesislerinde laboratuvar şefi olarak iş hayatına devam etmiştir.Bu işletmede, topraktan ham olarak çıkarılan kömürün yıkanması için saatte 150 metreküp su harcanmaktaydı. Yıkama sularının işletmeye tekrar kazandırılması için gerekli olan flokülasyon kimyasalı ise, yurtdışından satın alınıyordu. Sanayici olarak iş hayatı bu maddeyi ikame edebilecek, bir kimyevi maddeyi bulmak için, serbest girişimci olduğu 1957 yılında başlamıştır.
1963 yılında Deteks Kimya Sanayi Müfit Kanuni ve Ortakları Kolektif Şirketi’ni Kurmuştur.1971 yılında Deteks’teki fiili görevinden ayrılarak, sadece kurucu ortak olarak kalmayı seçmiş, aynı yıl içerisinde Erksan Kimya Sanayi ve Ticaret Kontuarı A.Ş.’yi kurmuştur.
Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Onursal Üyesi de olan Müfit Kanuni vefat ettiği 21 Şubat 2014 tarihine kadar, Deteks Kimya Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütmüştür.